Kanser nedir ve nasıl oluşur?
Kalıtsal ve genetik yönü
Çevresel faktörler
Kanserli hastada yaşam kalitesi
Evrelemeye göre onaylanmış tedavi şekilleri
İyi huylu kanserler
Kötü huylu kanserler
Kanserli hastada beslenme şekilleri
Radyoterapi (ışın)
Kemoterapi
Tarama testleri ve rutin takipler
Karsinogen maddeler
Kanserde bitkisel tedavi şekilleri
Tedavi şekillerinde son yenilikler
Kanserli hastada psikoloji
Kanserde gen tedavisi
Kanser bulaşır mı? ve diğer bilmek istedikleriniz Tedavi merkezleri

      Kanserli hastada yaşam kalitesi
 

Kemoterapinin yan etkilerinin değerlendirilebilmesi için yan etkiler nerdir?

Kan sayımı: Kemik iliği tarafından yapılan ve mikroplarla savaşan beyaz kürelerin (Iökosit), oksijen taşıyan hemoglobinin ve pıhtılaşmayı sağlayarak kanamayı durduran trombositlerin sayılarını gösteren bir tetkikdir. Kemoterapi ilaçlarının çoğu kemik iliği üzerine baskılayıcı etki yaptığı için genellikle her ilaç tedavisi gününden önce, bazen ise her hafta kan sayımı yapılması gereklidir. Kan hücrelerinizin miktarı doktorunuz tarafından belirlenecek ölçüler içinde olmazsa kemoterapi alamazsınız. Bazı durumlarda tedaviniz ertelenebilir, bazı durumlarda ise kan ürünleri verilerek kan sayımınız istenen düzeye yükseltilebilir. Daha sonraki kemoterapi kürlerinde bu yanetkinin en aza indirilebilmesi için size gerekli olan destek tedavileri önerilecektir. Daha sonra belirteceğimiz sınırlara kadar düşük değerlerin bulunması kemoterapinin beklenen etkileri olduğu için endişelenmenize gerek yoktur.
Biyokimyasal kan testleri:
Organlarımızın normal olarak işleyip işlemediğini kanda bakılan üre, kreatinin, şeker, karaciğer enzimleri gibi bazı biyokimyasal değerlerle anlaşılır. Her kemoterapi ilacının yan etkisi değişiktir. Doktorunuz sizden kullanılan kemoterapinin türüne göre değişik biokimyasal testler isteyecektir. Bunları genellikle kemoterapi gününden 1 gün önce veya belirtilen tarihte mutlaka yaptırdıktan sonra randevunuza geliniz.
İdrar tahlili :
Böbrek, mesane ve idrar yollarınızda herhangi bir sorunun olup olmadığı taze idrarda ve bazen de 24 saatlik idrarda bakılan bazı testlerle anlaşılabilir. Doktorunuz gerekli gördüğü takdirde bu tetkiki yaptırmanız gerekir.

Ne Tür sorunlar doğrudur?

1. Yorgunluk ve Kansızlık:

Kemoterapi kemik iliğinin kırmızı hücre yapma yeteneğini bozarak vücutta oksijen taşınmasını azaltır. Yeterli oksijen ihtiyacı karşılanmadığında dokular işlevlerini göremezler, bu duruma kansızlık denir. Yorgunluk, baş dönmesi, nefes darığı yapabilir. Her tedavi öncesi hemoglobin(Hb) düzeyi ölçülerek kan durumunuz hakkında fikir sahibi olunur. Normalde 14 gr olan hemoglobin düzeyi, 10 gr'ın altına ininceye kadar herhangi bir sorun yaratmaz. Doktorunuz gerekli gördüğü takdirde size kan verilmesini önerecektir.

Kansızlık oluştuğunda alacağınız önlemler:

*Dinlenmeye daha fazla vakit ayırınız.
* Yorucu işlerden kaçınınız.
* Özellikle yeşil ve lifli sebzeler, kırmızı et ve karaciğer gibi demir açısından zengin gıdalar alınız.
* Ayağa kalkarken başdönmesini önleyebilmek için yavaş hareket ediniz.

    Aşağıdaki durumlarda acilen kan sayımı yaptırarak doktorunuza başvurunuz:

* Ara kan sayımlarında hemoglobin miktarınız 7 gr'ın altında ise,
* Yorgunluğunuz giderek artıyorsa,
* Bilinç bulanıklığı oluşursa,

2. Mikrop Bulaşması, İnfeksiyon

Kemoterapi ,mikroplarla savaşan beyaz kürelerinizi (lökosit) azaltacağı için mikroplar vücudunuzda daha kolay hastalık yapabilir. Bu yüzden normalden daha fazla korunmanız gerekecektir. LökositIerin normal değeri 4.000-9.000 arasındadır. Kemoterapi kürleri arasında lökositlerinizin 1000-3000 arasında değişmesi beklenen bir olaydır, endişeye kapılmanıza gerek yoktur. Her kemoterapi öncesi lökosit değerinizin doktorunuz tarafından değerlendirilmesi gerekecektir.
Yeterli düzeylerde olmadıkları takdirde tedaviniz bir süre için erteIenebilir. 1500'ün a!tındaki değerlerde mutlaka doktorunuza haber veriniz
Mikrop Bulaşmaması için Alacağınız Önlemler:

* Ellerinizi sık sık yıkayınız. Özellikle yemek yemeden önce ve tuvaletten çıktıktan sonra mutlaka yıkayınız.
* Tırnaklarınızı kökünden kesmeyiniz, manikür yaptırmayınız.
* Yaralanmamaya özen gösteriniz.
* Traş olurken jilet yerine elektrikli makinaları tercih ediniz.
* Diş etlerinizi hırpalamayacak yumuşak diş fırçası kullanınız.
* Sivilceleriniz ve yaralarınızla oynamayınız.
* Her gün ılık suyla banyo yapmaya gayret ediniz, vücudunuzu yumuşak bir Iifle sabunlayınız, kese kullanmayınız.
* Kalabalık ve kirli ortamlardan kaçınınız, bulaşıcı hastalığı olan kişilerle teması engelleyiniz.
* Sularınızı kaynatarak içiniz, dışarda yemek yemeyiniz.
* Meyve ve sebzelerin iyi yıkanmış olmasına dikkat ediniz.
* Derece ile ateş bakmasını öğreniniz ve kendinizi normalden farklı hissettiğinizde mutlaka ateşinize bakınız. Yükseldiğinde bol sıvıalınız.
* Kızarıp şişen ve ağrıyan bir bölgeniz varsa doktorunuza bildiriniz.
* Tarımla ve ev işleriyle uğraşırken eldiven takınız.
* Doktorunuza haber vermeden aşı yaptırmayınız.
* Cildiniz kuruyorsa krem kullanınız.

    Aşağıdaki durumlarda herhangi bir ilaç almadan acilen kan sayımı yaptırarak doktorunuza acilen başvurunuz:

* Ateşiniz 38 derecenin üstüne çıkarsa,
* Titreme olursa,
* Normal dışı terelem, idrarda yama olursa,
* Lökosit sayınız 1500'in altına inerse,
* Boğazda yanma ve öksürük başlarsa,
* Herhangi bir yerinizde kızarma ve ağrı olursa.

3. Kanama Problemleri

Nadiren yüksek doz kullanıldığında kemoterapi ilaçları kanda pıhtılaşmayı sağlayan trombosit sayısını azaltabilir. Bu nedenle kanamaya eğiliminiz artabilir. Normal trombosit sayısı 150.000-300.000 arasındadır. Trombosit sayısı 100.000'in altına düşse bile kanama problemleri oluşturmayabilir. Ancak 20.000'in altındaki değerlerde kanamalar olabilir ve acilen önlem alınması gereklidir.

Trombosit sayınız düşükse alacağınız önlemler:

* ASPİRİN KULLANMAYINIZ, doktorunuza danışmadan ağrı kesici almayınız.
* Doktorunuz izin vermedikçe alkollü içkiler kullanmayınız.
* Dişlerinizi yumuşak diş fırçası ile fırçalayınız.
* Burnunuzu zorlamadan sümkürerek temizleyiniz, parmaklarınızı kullanmayınız.
* Herhangi bir yerinizin yanmaması için özen gösteriniz.
* Yaralanmanıza neden olabilecek aktivitelerden kaçınınız.
* Tahriş yapacak baharatlı, acılı,sıcak ve sert gıdalar almayınız
* Bol sıvı alınız.
* Cinsel ilişki kurmayınız.
* Kabızlık varsa önleyici tedbirler alınız.
* Dinlenmeyi arttırınız.
* Bol proteinli gıdalar alınız.

    Aşağıdaki durumlarda acilen ka sayımı yaptırarak doktorunuza başvurunuz:

* Vücudunuzda morluklar oluşursa,
* Özellikle el ve ayaklarda veya herhangi bir bölgenizde toplu iğne başı büyüklüğünde döküntüler olursa,
* Kırmızı veya pembe renkli idrar çıkarırsanız
* Burun veya dişeti kanamanız olursa.

Bulantı ve Kusma

Kemoterapiye bağlı en önemli şikayetlerden biridir. Kemoterapi, midenizi ve beyindeki kusma ile ilgili merkezi etkileyerek kusmaya neden olabilir. Kullanılan ilaç türlerine, doza ve kişisel özelıikıere göre kusma şideti ve süresi değişiktir. Bu tür bir yan- etki hiç oluşmayabileceği gibi çok şiddetli de olabilir.
Ne zaman başlar? Ne kadar sürer?

Hemen tedavi sonrası veya tedaviden 8-12 saat sonra başlayıp 12-24 saat süren şiddetli bulantı kusmanız olacağı gibi hafif bir bulan- tl sürekli de olabilir. Daha önce kemoterapi deneyimi olmuş kişilerde bazen tedaviden önce de psikolojik kökenli kusmalar olabilir. Bulantı ve kusmanızın şiddeti ve süresi hakkında her kürde doktorunuza bilgi veriniz.

Engellenebilir mi?

Bulantı ve kusmayı engelleyen çok çeşitli ilaçlar mevcııttur. Doktorunuzun önerisine göre bunları zamanında kullanınız. Bu ilaçlar genellikle kemoterapiyi aldığınız günlerde ve sonraki birkaç gün süresince kullanılır. Bulantı ve kusmanızın şiddetine göre tedavinizde ve alacağınız SIVImiktarında değişiklikler yapılarak, bu yanetkinin azaltılması mümkündür.

Sizin alabileceğiniz önlemler:

* Bulantı ve kusmanın her kemoterapi sonrası olacağı önyargısına kapılmayınız.
* Kemoterapi sırasında kusma oluyorsa tedavi öncesi ve sonrası 1-2 saat birşey yemeyiniz.
* Uyguıamadan 1-12 saat öncesi ve 1-24 saat sonrasında katı gıdalar yerine sıvıgıdaları tercih ediniz.
* Az, sık ve yavaş yemek yiyiniz.
* Yemekleri iyice çiğneyiniz.
* Su veya meyve sularını yemek sırasında değil ,yemeklerden 1 saat önce veya sonra içiniz.
* Yağlı, şekerli ve kızartma türü yiyeceklerden uzak durunuz.
* Yemek kokuları midenizi bulandırıyorsa soğuk ve ılık yiyecekleri tercih ediniz.
* Bulantıyı azaltmak için elma suyu, kızılcık suyu, Iimonata, meyva suları, çay, kola, ayran gibi sıvı veya ezilmiş patates, elma püresi, yoğurt, süzme peynir gibi yarı-katı veya ağzınızda yara yoksa Iimon, ekşi turşu gibi gıdalar alabilirsiniz.
* Ağzınızda yara yoksa ve sabah kusmaları varsa; yataktan kalkar kalkmaz kraker, tost, peynir-ekmek gibi kuru gıdaları tercih ediniz.
* Hoşlandığınız yiyecekleri tercih ediniz. Bazı kişilerde kırmızı ete karşı tiksinti gelişebilir. Bu durumlarda tavuk veya balık yiyerek et ihtiyacını karşılayabilirsiniz.
* Tuvalet, parfüm, sigara, yemek kokuları gibi sizi rahatsız edebilecek kokulardan uzak durunuz.
* Yemek yedikten sonraki 2 saat sırt üstü yatmayınız.
* Yemeklerden sonra sessiz bir ortamda dinleniniz.
* Sıkmayan rahat kıyafetler giyiniz.
* Bulantı olduğu zaman derin ve yavaş nefes alma egzersizleri yapınız
* Süreli bulantınız varsa kendinizi oyalayacak aktiviteler yaratınız. (televizyon seyretme, müzik dinleme, örgü örme, kitap okuma vb. gibi)
* Yatakta yatarken kusarsanız, solunum yollarına kaçmaması için başınızı hemen yana çeviriniz.
* Kusma çok fazlaysa, gıdalardan yutmadan emme yoluyla yararlanmaya çalışınız. Kusmayı önleyecek ilaçların fitil ve enjeksiyon formIarını isteyiniz.
* Bulantınız varken ve kusarken yemek yemeye zorlanmayınız.
* Bulantı kusmanızın şiddetli olduğu dönemlerde 3-4 saat süreyle birşey yemeyiniz, daha sonra sıvı gıdalar alınız. sıvı gıda alımına 2 günden fazla devam etmeyin.
* Taşıt tutmanız varsa kemoterapi aldığınız gün uzun yolculuk ya mayınız.
* Nahoş metalik ilaç tadını azaltacak nane veya ekşi şekerlemeler yemek rahatlatıcı olabilir.
* Doktorunuza bulantı, kusmanızın şiddeti, süresi ve zamanlaması konusunda bilgi veriniz. Onleyecek ilaçlarda değişiklik yapabilir.

    Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuza başvurunuz:

* Nefes borunuza yiyecek kaçtığından şüpe ediyorsanız,
* 3-4 saat süreyle, saatte 3'ten fazla kusmanız oluyorsa,
* Günde 4 bardaktan fazla sıvı gıda alamıyorsanız ve 2 günden fazla gıda alamadıysanız
* İlaçlarınız kusma nedeniyle kullanamıyorsanız.

SAÇ DÖKÜLMESİ

Her zaman olmayan,fakat sık görülen bir yan etkidir. Doktorunuz kulanacağınız ilaçların saç döküp dökmeyeceği konusunda bilgi verecektir. Saçlarla birlikte vücudunuzun diğer tüylü bölgelerinde de dökülme olacaktır. Tüylerdeki dökülme sizi ruhsal açıdan rahatsız edebilir; bu duygularınızı paylaşmaktan kaçınmayınız.
Öncelikle bu yan etkinin tamamen geçici bir süre için sizi etkileyeceğini düşünmelisiniz. Tedaviniz tamamlandığında dökülen saçlar ve tüyler yeniden oluşacaktır ve daha da gür olması mümkündür. Daha önce bu deneyimi yaşamış kişilerle konuşmak sizi rahatlatacaktır. Bazı merkezlerde saç dökülmemesi için uygulanan kafatasına soğuk ve baskı uygulama teknikleri merkezimizde bazı yanetkilerinden dolayı uygulanmamaktadır.
Sizin alabileceğiniz önlemler:

* Kemoterapi başlamadan önce saçlarınızı kısa kestiriniz.
* Saç kaybını gizlemek için isterseniz şapka, peruk, eşarp veya baş örtüsü edininiz .Saçınız uygunsa kendi saçınızdan peruk yaptırabilirsiniz. Güneşten korunma dışında bu önlemi almanız tamamen kendi isteğinize bağlıdır.

    Saç dökülmesini azaltmak için neler yapabilirim?

* Besleyici şampuanlarla yıkayın, iyice durulayınız ve nazikçe kurulayınız.
* Saçı aşırı taramak ve fırçalamaktan kaçının.Geniş dişli tarakları ve yumuşak fırçaları tercih ediniz.
* Saç boyaları, spray, jöle, bigudiler, sıkı tokalar kullanmayınız.
* Elektrikli saç kurutma makinalarını mümkünse kullanmayınız. Eğer gerekiyorsa sıcaklık düzeyi düşük olarak kullanınız.

Yutma Güçlüğü

Ağız içi ve yemek borusu bölgelerdeki hücrelerin yenilenememesi, vücudun mikroplara karşı daha duyarlı olması, yetersiz sıvı alımı, ağız bakımının iyi olmaması gibi nedenlerden ötürü kemoterapi alırken ağız içinde, boğazda, yemek borusunda kuruma, kızarma ve yaralar oluşabilir. Bu durum hem beslenmenizi engelleyeceğinden hem de mikrop kapmanız için elverişli ortam yaratacağından, oluşmasını engellemek için gerekli önlemleri almak gerekir. Ağız bakımı için gerekli önlemler: * Kemoterapiye başlamadan önce dişlerinizde olabilecek muhtemel çürük ve iltihaplar için mümkünse diş dokturuna görününüz. Kemoterapi başladıktan sonra kanama sorunları olabileceğinden diş bakımını yaptırmanız güç olabilir. Kemoterapi sırasında diş probleminiz oluşursa doktorunuzdan ne zaman tedavi olabileceğiniz konusunda bilgi isteyiniz.

* Dişlerinizi her yemekten sonra ve yatmadan önce yumuşak naylon kıllı (bebek fırçası) diş fırçası ve çocuk diş macunu ile fırçalayınız. Her fırçalamadan önce fırçanızı sıcak suyla yıkayınız.
* Trombosit sayınız yeterli ise yatmadan önce diş aralarınızı diş ipliği ile tahriş etmeden temizleyiniz.
* Yemeklerden sonra ve yatmadan önce bir bardak suya 1 çay kaşığı karb.onat koyarak hazırladığınız suyla ağzınızı bolca çalkalayınız. Bu ağızdaki asiti azaltır, kuruluğu ve yaraları engellemeye yardımcı olur. Alkol ve gliserinli ticari gargaraları kullanmayınız.
* Dudaklarınızı vazelin veya kremle nemli tutarak kuruma ve çatla- maları engelleyiniz.
* Sigara, alkol, çok sıcak, çok soğuk, baharatlıı acı, sert yiyeceklerden kaçınınız. .
* Protez kullanıyorsanız, ağzınıza iyi uymasına dikkat edin. Her yemekten sonra protezinizi çıkararak ağzınızı çalkalayınız.
* Protezlerinizi geceleri her gün suyunu değiştirdiğiniz ağzı kapalı bir kapta saklayınız.
* Bol sıvıalınız.
* Tüm bu önlemlere rağmen yutkunma güçlüğü, ağız yaraları, ağızda pamukçuk oluşursa doktorunuzun önerisine göre ilaç ve ek tedbirler almanız gerekecektir.
Bunların bazıları:

1. Ağrı varsa doktorunuzun önerisine göre ağrınızı azaltacak solusyonlar kullanınız.
2. Sütlaç, evde yapılmış dondurma, muz, bebek mamaları, yumuşak kıvamda yumurta, yumuşak peynir, puddingler, püre, makarna, haşlanmış patates gibi yumuşak yiyecekler yiyiniz.
3. Ağzınız çok kuruyorsa, suni tükrük solusyonları kullanınız.
4. Çok bol miktarda sıvı gıda alınız. Domates suyu, portakal, limon, greyfurt gibi ekşi mevye suları, çiğ sebzeler, tost, kraker gibi kuru, sert gıdalar ve acılı, baharatlı, tuzlu yiyeceklerden kaçınınız.
5. Kuru yiyecekleri su ve yağla yumuşatabilirsiniz.
6. Tam sıvı gıdaları yutmak güç oluyorsa, daha yoğun; örneğin blenderden geçirilmiş gıdalar alınız.
7. Eğer doktorunuzca sakıncası yoksa, almanız gereken tablet ve kapsülleri kırarak, yiyeceklere katarak yutunuz.
8. Yerken ve içerken oturur vaziyette olunuz.
9. Yutamıyacağınız şeyleri yemek için kendinizi zorlamayınız.
10. C ve B vitaminleri alınız (kemoterapi günü kullanılmaz)
11. Şikayetleriniz hafifse ağız bakımınıza yukarıda belirtilen aralıklarla devam edin.
12. Şikayetleriniz fazla, beslenemiyecek durumda iseniz ve ateşiniz yüksekse;ağzınızı karbonatla 2 saatte bir çalkalayınız, ağız bakımı için doktorunuzun önereceği solusyonları kullanınız.
13. Diş fırçası kullanmayınız, steril gazlı bezi parmaklarınıza dolayarak macunla dişlerinizi hırpalamadan ovunuz.
14. Protez kullanıyorsanız iyileşinceye kadar kullanmayınız.

İshal

Kemoterapi alırken dışkılama düzeninizde değişiklik olabilir. Bu durum bazı sınırlar içinde önemsizdir. Eğer günde 4 veya 5 kezden fazla sulu dışkılama varsa bu duruma ishal denir ve önlem almanız gerekir.

İshal olduğunuz zaman neler yapacaksımz?

* 24 saatlik dışkılama sayınızı, dışkınızın, rengini, kıvamını doktorunuza bildirmek için gözlemleyiniz.
* İshaliniz devam ettiği sürece çok posa bırakan ve sindirim sisteminizi tahriş edebilecek gıdalar almayınız. Bunlar; çiğ sebzeler, kepekli veya bütün taneli buğday ekmeği, fındık, çekirdek, yağlı gıdalar, fasulye, taze ve kurutulmuş meyveler, meyve suları (muz, avokado, elma ve üzüm hariç), çikolata, baharatlı ve acılı yemekler, sarmısak, hardal turşu ve alkollü içeceklerdir.
* Yüksek kalorili ve potasyum açısından zengin gıdalar alın. Bunlar; peynir, yumurta, haşlanmış patates, pirinç lapası, makarna, muz, şeftali, tuzlu ayran, yoğurttur.
* En azından 3 litre sıvı alın. Sıvı ihtiyacı için sudan başka et suyu, elma suyu, üzüm suyu, açık çay, ayran gibi sıvılar da almalısınız.
* Kafeinli ve karbonatlı içecekler içmeyiniz.
* Üzüm pekmezinden kaçınınız.
* Kahve , koyu çay, alkol, tütün ve tatlılardan uzak durunuz.
* Sık sık ve az yiyiniz.
* Ishaliniz 2 günden daha uzun sürerse ve çok şiddetli ise doktorunuza sorarak sadece sıvıgıda alınız. Kendinizi iyi hissettikçe, az posa bırakan yiyecekleri ekleyiniz. Sadece sıvıgıdayı iki günden fazla almayınız.
* Eğer ishalinizi şiddetlendirdiğini hissederseniz süt ve süt ürünlerinden kaçının.
* Anal bölgenizi her dışkılamadan sonra sabunla iyice temizleyin, ılık su ile durulayın.
* Anus çevresindeki kızarıklık ve çatlaklara dikkat edin ve doktorunuza bildirin.
* Doktorunuzun önerdiği ishal kesici ilaçları düzenli olarak kullanınız.

    Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuza başvurunuz:

* Eğer ishaliniz günde 6-8 kereyi aşar ve 2 günden aza sürerse,
* Karnınızda kramp tarzı ağrılarınız 2 günden fazla sürerse

Kabızlık

Dışkılama sıklığınızın herzamankinden daha az olması , dışkının sertleşmesi ve ağrılı ve rahatsız edici olmasına kabızlık denir. Kemoterapi aldığınız sürece aldığınız ilaçlara, herzamankinden daha az hareket etmenize ve az yemenize bağlı olarak kabızlık gelişebilir. Kabızlık giderici ilaçlar kullanabilirsiniz, fakat öncelikle doktorunuza danışmanız gerekir.

Kabızhğı önlemek için neler yapabilirsiniz?

* Bol miktarda ve özellikle ılık sıvıalmaya çalışınız.
* Posa bırakan gıdaları tercih edin Bunlar; çiğ veya pişmiş sebzeler, meyveler (özellikle kabuklu ve çekirdekli olanlar), meyve suları,hoşaf ve komposto (özellikle kayısı ve erik), fındık, patlamış mısır, kepek ekmeğidir.
* Kabızlık yapabilecek yumurta, peynir, patates, pilav, makarna gibi gıdaları az miktarda yiyiniz.
* Tolere edebildiğiniz derecede aktivitenizi arttırın ve yürüyüş yapın.
* Dışkılamak için zaman ayırınız.
* Öğünleri hep aynı zamanda yemeye dikkat ediniz.

    Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuza başvurunuz:

* Normal alışkanlağınızı 2 günden fazla aşan gaz ve dışkı çıkışı olmazsa,
* Kabızlığa ek olarak bulantı ve kusmanız da varsa,
* Dışkıda kann varsa.

Kemoterapinin Kas ve Sinir Sistemine Etkisi

Bazı ilaçlar sinir sistemini etkileyerek ellerde ve ayaklarda, özellikle parmaklarınızda uyuşma, yanma, kuvvetsizlik, karıncalanma, his- sizlik yapabilir. Ayrıca nadiren de olsa denge kaybı, eşyaları tutmada güçlük, eklem ağrıları, işitme kaybı, karın ağrısı ve kabızlık olabilir. Bazı ilaçlar da kaslarınızi etkileyerek kuvvetsizlik ve zayıfiığa neden olabilir.
Bu etkiler rahatsız edici olsa da genellikle önemli değilir ve ilaç kesildikten sonra zamanla kaybolur, nadiren kalıcı olabilir. Doktorunuzla görüşmelerinizde bu tür belirtleriniz kalıcı oluyorsa belirtiniz. Eğer bu tür belirtileriniz varsa:

* Delici ve kesici araçları kullanırken, bir yerinizi kesmemek ( için dikkatli olunuz.
* Yürürken, merdiven çıkarken bir yerlere tutununuz, gerekirse 'ii baston kullanınız.
* Ayakkabılarınızın ayaklarınıza uyan ve iyice kavrayan şekilde olmasına dikkat ediniz.

Cilt ve Tırnaklarınıza Etkisi

Kemoterapi aldığınız sürece nadiren kızarma, kaşınma, soyulma, kuruluk ve sivilce gibi önemli olmayan cilt sorunları görülebilir. Cilt ve tırnaklarınızın renginde değişiklikler olabilir. Tırnaklarınız kolay kırılabilir ve üzerlerinde çizgilenmeler oluşabilir. Kemoterapi verilen damarlarda oluşan renk koyulaşması önemli değildir, tedaviniz tamamlandıktan 1-2 ay sonra kaybolur.

Sizin alabileceğiniz önlemler:

* Cildinizde aşırı kararma olacağı için kemoterapi alırken güneşlenmeyiniz.
* Güneşlenmeseniz bile güneş etkisine maruz kalacaksanız koruyucu krem kullanınız.
* Sivilce oluşursa cildinizi temiz ve kuru tutunuz.
* Kuruma oluyorsa sıcak ve uzun banyo yerine, kısa ve ılık banyolar yapınız ve nemlendirici krem ve losyonlar kullanınız. Alkol içeren parfüm, traş losyonu, kolonya kullanmayınız.
* Tırnaklarınızı korumak için iş yaparken eldiven giyiniz.

Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuza başvurunuz:

* İlaç verilen damarda ilaç verilirken veya daha sonra kızarma, ağrı ve şişlik oluşursa. Bu bulgular ilacın damar dışına kaçtığını gösterir.
* Tüm vücudunuzu kaplayan kızarıklık, döküntü ve efes darlığı olursa. Bu bulgular allerjik bir reaksiyon olduğunu gösterir.

Mesane ve Böbreklerinize Etkisi

Kemoterapi ilaçlarının bazıları böbrekler ve mesanenizde geçici veya kalıcı etkiler yapabilir. Kullandığınız ilaçların böylesi bir etkisi olup olmadığını doktorunuza danışmalısınız. Doktorunuz sizden her kürde eğer böbreklerinizi etkileyen bir ilaç kullanıyorsanız böbrek fonksiyonlarınızı değerlendirecek tetkikler, eğer mesanenizi etkileyen bir ilaç kullanıyorsanız idrar tahlili isteyecektir. Bunları mutlaka her kemoterapi öncesinde yaptırmalısınız. Bazı ilaçlar idrarınızın rengini değiştirebilir; Farmarubisin ve Adriamisin kırmızıya, Novantron maviye boyar, Bu durumu doktorunuza sorarak gereksiz endişelerden kurtulunuz.

Sizin alabileceğiniz Önlemler:

* Bol sıvı içerek idrar miktarınızın fazla olmasını sağlayınız. Meyvve suları, çay, kahve, dondurma, çorba gibi gıdaların hepsi sıvı sayılır, sadece su olarak düşünmeyiniz.
* Sıvı alamını güne eşit şekilde bölmeye çalışınız. Örneğin sekiz saatte bir günlük alacağınız miktarın üçte birini alınız.
* İdrarınızı tutmayın. Sık sık tuvalete gidin.

    Aşağıdaki durumlarda acilen doktorunuza başvurunuz:

* İdrarda yanma veya her iki bel bölgenizde veya kasıkta ağrı olursa
* İdrar kırmızı veya farklı renkte olursa (boyayan ilaçlar hariç ),
* İdrar bulanık ve pis kokuluysa,
* Çok sık idrara çıkıyorsanız,
* İdrar yapamıyorsanız,
* Titreme ve ateşiniz olursa.

Cinsel Fonksiyonlarınıza Etkisi

Bazı kemoterapi ilaçları üreme organlarının işlevlerini etkileyebilir.

Erkekler için

Erkeklerde sperm sayısını azaltarak geçici veya kalıcı kısırlığa neden olabilir. Cinsel fonksiyonlar ve istek üzerine yan etkisi yoktur. Doktorunuzla kullanacağınız ilaçların kısırlık yapıp yapmıyacağını konuşunuz. Eğer ilerde çocuk sahibi olmayı düşünüyorsanız ve kullanacağınız ilaçlar kısırlık yapıyorsa kemoterapi başlamadan önce yurt dışındaki sperm bankalarına başvurabilirsiniz. Böylelikle kemoterapi başlamadan önce spermleriniz dondurularak ilerde kullanılmak üzere saklanabilir.

Kadınlar için

Kemoterapi ilaçları yumurtalıklarınızı ve hormonal durumunuzu etkileyebilir. Bazen kemoterapi alırken normal adet kanamalarınızın düzeni değişebilir veya tamamen kesilebilir. Verilen ilaca, dozuna bağlı olarak geçici ve kalıcı kısırlık oluşabilir. Kemoterapi alırken sakat çocuk sahibi olabileceğinizden doktorunuza danışarak uygun doğum kontrol yöntemlerinden birini kullanınız. Hormonal dengenizde değişiklikler olabileceği için menapoza benzer ateş basmaları, terleme, vajinada kuruluk, yanma gibi belirtileri olabilir. Bu tür sorunlarınızı doktorunuza bildiriniz.

Terleme

Havanın sıcak oluşuna bağlı olmaksızın genellikle geceleri olan aşırı sıvı kaybıdır. Bir infeksiyon belirtisi olabileceğinden terleme öncesinde ateşinizin yükselip yükselmediğini kontrol edin.

Aşırı terlemeniz oluyorsa:

* Nemi alması için 2 kat giyecek giyiniz.
* Islak giysilerinizi sık sık değiştiriniz. * Yatağınızı kuru tutunuz. * Sık sık banyo yapınız.
* Odanızı cok sıcak veya çok soğuk tutmayınız.

  • Kemoterapi Aldığım Dönemde Hayatımda Değişiklik Yapmalımıyım?

    Kemoterapi aldığınız dönemlerde ilaçlara bağlı bazı yan etkilerin görülebileceği önceden açıklanmıştı. İlaçlara bağlı yan etkiler görülse de, bu yan etkilerin kontrolüne yönelik önlemler alarak normal yaşamınızı sürdürebilirsiniz. Ancak bazı durumlarda günlük yaşamınızda değişiklikler yapmanız gerekebilir. Örneğin beyaz kürenizin düştüğü durumlarda maske takmanız istenecektir. Hemoglobininizde düşme olursa kendinizi halsiz hissedebilecek ve günlük yaşamınıza kısıtlamalar getirmek durumunda kalacaksınız. Böyle bir durumda doktorunuz ya da hemşireniz tarafından size açıklamada bulunulacaktır. Bunun yanı sıra günlük yaşantınızı fazla etkilememekle birlikte alacağınız genel bazı önlemler tedavi döneminizi daha rahat geçirmenizi sağlayacaktır. Bu önlemlerden bazıları:

    1. Gripal bir enfeksiyonu veya bulaşıcı hastalığı olan bireylerden uzak durmaya çalışın.

    2. Mümkün olduğunca sarılma ve öpüşme gibi yakın ilişkilerden kaçının.

    3. Havasız, tozlu, sigara dumanı olan kalabalık ortamlardan uzak durun.

    4. Yaşadığınız odanın havadan, güneşli olmasına; durgun suda mikroplar çabuk üreyebileceğinden vazo içinde çiçek bulundurmamaya dikkat edin.

    5. Duygularınızı paylaşabileceğiniz insanlarla konuşmaktan çekinmeyin ve arkadaş ziyaretlerinde bulunun. Bu sizi yalnızlık duygusundan uzaklaştıracaktır.

    6. Mümkünse doktorunuza danışarak tatil yapmayı ihmal etmeyin.

    7. Sigara kullanıyorsanız azaltarak bırakmayı deneyin.

    8. Herhangi bir nedenle doktorunuz tarafından sıvı kısıtlaması önerilmediyse; günde en az üç litre su ve sıvı gıdalar (çorba, yoğurt, muhallebi, ayran, süt, komposto v.s) alın.

    9. Yaz aylarında terleme ile de vücuttan sıvı kaybı olacağından bu miktar dört-beş litre olmalıdır. Bu sıvı gıdaların en az bir litresini su olarak almalısınız (normal büyüklükteki bir su bardağı yaklaşık ikiyüz mililitreye, beş su bardağı da bir litre suya eşdeğerdir).

    10. Yemek yemekte zorlanıyorsanız az ve sık yemek yemeye çalışın.

    11. Meyve ve sebzeleri mutlaka iyice yıkayıp; sütü kaynatarak kullanın. Beyaz küreniz düştüğünde çiğ meyve ve sebze yemeyin.

    12. Temiz ve taze olduğundan kuşkulu olduğunu hazır yiyecekleri yemeyin. Dışarda yemek yiyecekseniz güvenilir ve temiz yerler olmasına dikkat edin.

    13. Kola ve asit içeren içeceklerden uzak durun.

    14. Bol sıvı almanız kabızlığı önleyebilir; ancak kabız veya ishal oluyorsanız mutlaka doktor veya hemşirelerinize danışın.

    15. Ellerinizi her zaman sabunla yıkayın ve sizinle yaşayan kişileri de el yıkama konusunda uyarın.

    16. Haftada en az bir - iki kez banyo yapın.

    17. Kuaföre gidecekseniz şampuan ve tarağınızı yanınızda götürün, manikür ve pedikür yaptırmayın.

    18. Traş olurken jilet kullanmamaya özen gösterin ve mümkünse elektrikli traş makinası kullanın.

    19. Giydiğiniz kıyafetlerin sıkmayan, rahat bol ve terletmeyen kumaştan yapılmış olmasına özen gösterin. Güneşin dik geldiği saatlerde dışarı çıkmayın. Zorunlu durumlarda uzun kollu kıyafet giyin; şapka ya da şemsiye kullanın.

    20. Vücut ısısının normal değerlerini (36-37.50C) ve derece kullanmasını öğrenin. Ateşiniz yükseldiğinde mutlaka doktor veya hemşirenize bildirin.

    21. Kendinizi zorlayıcı, yorucu aktivitelerden kaçının; ancak sürekli yatak istirahatinin yarardan çok zarar getireceğini unutmayın.

    22. Düzenli yürüyüş ve egzersizler yapın, kendinizi halsiz hissettiğinizde dinlenin.

  • Dr. Hikmet Özvar
    Copyright © Dr. Hikmet Özvar, 2005 - 2011