Kanser nedir ve nasıl oluşur?
Kalıtsal ve genetik yönü
Çevresel faktörler
Kanserli hastada yaşam kalitesi
Evrelemeye göre onaylanmış tedavi şekilleri
İyi huylu kanserler
Kötü huylu kanserler
Kanserli hastada beslenme şekilleri
Radyoterapi (ışın)
Kemoterapi
Tarama testleri ve rutin takipler
Karsinogen maddeler
Kanserde bitkisel tedavi şekilleri
Tedavi şekillerinde son yenilikler
Kanserli hastada psikoloji
Kanserde gen tedavisi
Kanser bulaşır mı? ve diğer bilmek istedikleriniz Tedavi merkezleri

      Tarama testleri ve rutin takipler
 

Erken tanı için tarama yöntemleri nelerdir?

Ne var ki diyeti ve diğer çevresel faktörleri tamamen kontrol altına aldığımızı var saysak bile, kanserden tamamen uzak olmamız mümkün değildir. Çünkü ilerleyen yaşla birlikte hücrelerdeki çoğalmayı kontrol eden mekanizmalar zayıflamakta, dahası o güne dek yapılmış olan hücresel hatalar da birikmektedir. Hiç bir şikayeti olmayan sağlıklı bireylerde kanser taraması yapılarak etrafa yayılmadan hastalığı erken evrede yakalamaya çalışılmaktadır. Bu sayede hastalık daha kolay tedavi edilebilecektir.
Aşağıda ABD'nin Ulusal Kanser Enstitüsü'nün kanser taraması önerileri özetlenmiştir.







   

1. Meme Kanseri:

Kendi kendine meme muayenesi: 20 yaşından başlayarak her ay yapılması önerilir.

Klinik meme muayenesi: 20-40 yaş arası 2-3 yılda bir, 40 yaş üzerindeki kadınlarda ise her yıl doktor tarafından yapılması önerilir.

Mammografi (meme rontgeni): 50 yaş üzerindeki kadınlarda yılda bir yapılması önerilirken, 40-50 yaş arasındaki kadınlarda meme dokusu daha yoğun olduğu için şüpheli kitleleri gösterme başarısı daha düşüktür. Bu yaşlar arasında yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa da hangi sıklıkta yapıması gerektiği tartışmalıdır. Amerikan Kanser Cemiyeti mammografi çekimlerinin 40 yaşında başlamasını ve her yıl tekrarlanmasını önermektedir.

Ultrason: Tek başına bir tarama testi değildir. Gerekli görüldüğünde diğer testlere eklenmelidir.

Meme MR'ı: Ailesinde meme kanseri olan, yüksek riskli kişilerde faydalı olduğu düşünülmektedir. Bu kişilerde tarama testi olarak kullanımını inceleyen çalışmalar devam etmektedir.



2. Serviks Kanseri:

Amerikan Kanser Cemiyetinin önerileri şunlardır:

  • İlk cinsel ilişkiden itibaren ilk 3 yıl içinde veya en geç 21 yaşında serviks kanseri tarama testlerine başlanmalıdır. Her yıl kadın doğum muayenesi ve Pap testi yapılmalıdır.
  • 30 yaşından sonra peşpeşe yapılan son 3 tarama normal bulunmuşsa tarama arlıkları 2-3 yılda bire çıkartılabilir. Eğer anne karnındayken dietilstilbesterol (DES) kullanılmıssa, HIV infeksiyonu varsa, veya organ nakli, kemoterapi tedavisi yada uzun süreli kortizon içeren ilaçlar kullanması nedeniyle bağışıklık sistemi baskılanmışsa kontrollere yıllık devam edilir.
  • 30 yaş üstü ve normal sonuçları olan kişiler için diğer bir öneride 3 yılde bir yapılacak olan Pap testi ve HPV-DNA testidir.
  • 70 yaş ve üstü kadınlarda son yapılan Pap testlerinden 3 veya daha fazlası veya peşpeşe yapılan testlerden 10 tanesi birden normal gelirse serviks kanseri için tarama sonlandırılabilinir. Yukarıda belirtildiği gibi bağışıklık sistemini baskılanmış hastalarda tarama yıllık olarak devam etmelidir.
  • Histerektomi (rahmin rahim ağzı ile birlikte tamamen alınması) ameliyatı olan hastalarda tarama yapılmayabilinir.

    3. Kalın Barsak Kanseri:

    Kalın barsak kanseri taramasında 5 test kullanılabilir. Bunların başarı oranları birbirine eşittir.
    a. Dışkıda gizli kan aranması: Dışkıda sadece mikroskopla görülebilen kanamaları bu test saptayabilir. Farklı günlerde alınan 3 dışkı örneği test edilir. Yılda bir tekrarlanır.
    b. Sigmoidoskopi: Makattan ince ışıklı bir tüple girilip kalın barsakların bir kısmının incelenmesidir. Eğer şüphelenilen bir bölge, polip, ülser, v.b. görülürse aynı zamanda biyopsi yapılmasına da olanak sağlar. 5 yılda bir tekrarlanmalıdır.
    c. Sigmoidoskopi ve yıllık dışkıda gizli kan incelenmesinin birlikte yapılması.
    d. Baryumlu kolon grafisi: Makattan özel bir ilaç verildikten sonra çekilen rontgenlerdir. 5 yılda bir tekrarlanmalıdır.
    e. Kolonoskopi: Makattan ince ışıklı bir tüple girilip tüm kalın barsak incelenir. Eğer şüphelenilen bir bölge, polip, ülser, v.b. görülürse aynı zamanda biyopsi yapılmasına da olanak sağlar. 50 yaş ve üzerindeki kişilerde mutlaka yapılması gerektiği bildirilmekle birlikte hangi sıklıkta yapılacağı tartışılmaktadır. Daha önceleri sonuçların tamamen normal olduğu kişilerde 5 yılda bir yapılması önerilirken Amerikan Kanser Cemiyetinin son önerisi 10 yılda bir tekrarlanmasıdır. 50 yaşından itibaren kadın ve erkeklerde bu tarama testlerinden birinin yapılması önerilmektedir. Bu testlerden herhangi birisi şüpheli çıkarsa mutlaka kolonoskopi yapılmalıdır.
    Rektal tuşe: Makattan parmakta muayenedir. 40 yaş üzerindeki kişilerde her yıl yapılmalıdır. Sadece bu yöntem tarama için tek başına yeterli değildir. Aşagıda belirtilen risk faktörlerine sahip olan kişiler kalın barsak kanserine yakalanma olasılıkları yüksektir. Bu nedenle tarama testlerini yaptırmaya daha erken yaşlarda başlayabilirler ve daha sık yaptırmaları gerekebilir.
  • Daha önce adenomatöz polip veya kolorektal kanser tanısı alanlar
  • Ailesinde yoğun kolorektal kanser veya polip görülenler (1. derece akrabalardan -anne, baba, kardeş yada çocuklar- birinde 60 yaşından daha erken yaşta veya 2. derece akrabalardan ikisinde herhangi bir yaşta kolorektal kanser veya polip olması)
  • Kronik inflamatuvar barsak hastalığı tanısı olanlar
  • Ailevi adenomatöz poliposis veya herediter non-poliposis koli gibi genetik geçişli kolorektal kanser hastalıkların ailede görülmesi 4. Melanom (cilt kanseri): Kendi kendine muayene her ay yapılmalıdır. Doktor muayenesi daha önce cilt kanseri geçirmiş hastalarda yapılmalıdır.

    Tarama testi ile erken tanı konulamayan kanserler nelerdir?

    Tarama testlerinin her zaman yüzde yüz kanseri göstermez. Bazen kanser olmayan hastalarda varmış gibi bulgular verebileceği ve bazı kanser vakalarını da atlayabileceği hiç bir zaman unutulmamalıdır. Aynı zamanda kanser tanısının konmasında faydası olsa dahi hastaların sağkalımını uzatmayan testler de günlük kullanıma girmemişlerdir.

    a. İdrar torbası (mesane) Kanseri:

    Mesane kanseri riskini arttıran faktörler şunlardır; sigara içme, yaşlılık (60 yaşından büyük), erkek olmak, kömür, lastik, kağıt, boya veya tekstil sanayilerinde çalışmak, kuru temizlemecide çalışmak, yüksek oranda arsenik içeren su içmek, sık idrar yolu infeksiyonu geçirmek, uzun süre mesane içinde sonda kalmasır, bazı kanser ilaçları ve ışın tedavileri yapılması, böbrek nakli yapılması ve genetik bir hastalık olan Herediter non-poliposis coli sendromu olmasıdır.
    Mesane kanserini erken dönemde saptamak için yapılan bir tarama testi yoktur. Mesane kanseri olan hastalar genellikle kanlı idrar yapma şikayeti ile başvurur.Mesane kanseri tanısı konmuş hastaların izleminde sistoskopi (idrar torbasının içine girin bakmak) ve idrar sitolojisidir (idrarla dökülen hüzrelerin boyanarak patologlar tarafından mikroskop altında incelenmesi).

    b. Karaciğer Kanseri

    c. Mide Kanseri

    d. Yemek Borusu Kanseri

    e. Rahim Kanseri:

    Rahim kanserinin erken tanısında faydalı bir tarama testi olmamasına karşın beklenmedik ara kanama veya iç çamaşırında görülen şüpheli lekelerin mutlaka doktora bildirilmesi gerekir. Yüksek riskli kişilerde (kendisinde veya ailesinde herediter non-poliposis kolon kanseri olanlar) ise rahimden her yıl biyopsi yapılması ve 35 yaşından itibaren bu işleme başlanılması önerilmektedir.

    f. Testis Kanseri

    g. Prostat Kanseri:
    Makattan parmakla muayene ve prostat spesifik antijen testi (PSA kan testi) prostat kanserinde tarama testleri olarak halen araştırılmaktadır. 50 yaşın üstünde olan ve önümüzdeki 10 yıl süreyle sağ olacağı düşünülen erkeklere bu taramalar önerilmektedir. Yüksek riskli kişilerde (bir veya daha fazla 1. dereceden akrabada erken yaşlarda prostat kanseri tanısı olması) bu testlere 45 yaşında başlanılmalıdır. Çok riskli kişilerde ilk testler 40 yaşında yapılıp sonuçlar normal gelirse 45 yaşından sonra yıllık taramalara da devam edilebilinir. Doktora testler hakkında bilgi almak için gelen kişilere tartışmalı noktalar anlatılmalı, fakat testleri yaptırmaları önerilmelidir.

    h. Over Kanseri:
    Kadın doğum muayenesi, transvajinal ultrason ve CA-125 testleri tarama testi olarak halen araştırılmaktadır.

    i. Ağız İçi Kanserler

    j. Nöroblastom

    k. Akciğer Kanseri:
    Akciğer grafisi, balgamın mikroskop altında incelenmesi sıklıkla çalışılmasına rağmen bu kansere bağlı ölümleri azalttığı gösterilememiştir. Son yıllarda spiral bilgisayarlı tomografi ile çalışmalar yapılmaktadır.

    Erken tanı işe yarar mı?

    Kişilerin kendi kendini muayenesi, kontrol muayeneleri ve taramalar ile erken tanı mümkündür, böylece hastalıklar daha erken yakalandığından tedavi şansı da çok artmaktadır. Bu nedenle hiç şikayeti olmayanlar bile düzenli doktor kontrolleri yaptırmalıdırlar

    Kanserin başlıca belirti ve bulguları nelerdir?

    Kanserin belirti ve bulguları köken aldığı doku ve organlara göre değişir. Hatta bazen hiç belirti ve bulgu vermeden kontrol muayenelerinde kanser tanısı konulabilir.

    Şu belirtilere dikkat edilmelidir:

    • Dışkılama ve idrar alışkanlıklarında değişiklikler
    • Uzun süren, iyileşmeyen yaralar
    • Beklenmeyen kanama ve akıntılar
    • Meme veya başka organlarda elle hissedilen şişlikler
    • Yutma güçlüğü veya hazımsızlık
    • Siğil ve benlerde belirgin değişiklik
    • Uzun süren ses kısıklığı ve öksürük

    Bu bulgular her zaman kanser demek değildir. Ancak nedenlerinin belirlenmesi için mutlaka bir doktora başvurmayı gerektirirler. Kanser bulaşıcı bir hastalık olmayıp, erken tanısı ve tedavisi mümkün bir hastalık grubudur.

    Tarama testleri karmaşıklık ve içerik açısından değişiklikler gösterir. En yaygın bir şekilde kullanılan testlerin çoğu yüksek risk altındaki kişilerde sık görülen kanser biçimlerini bulacak şekilde tasarlanmıştır. Kanser tarama testleri pratik olmalıdır. Yapılan test, kanseri, tamamen iyileşme şansının hâlâ yüksek olacağı şekilde erken belirlemelidir. Kanser için periyodik tarama testleri tüm kanser vakalarında ve çeşitlerinde aynı önleyici değere sahip değildir, örneğin akciğer kanserinde, özellikle eğer sigara içiyorsanız, ara sıra göğüs röntgeninin çekilmesi veya balgam tahlili, yaşamınızı sürdürme şansını belirgin bir şekilde artırmayacaktır.

    Erken dönemde test etme hâlâ önemli olmasına rağmen, akciğer kanserinde yaşama oranı hâlâ yüzde 15 in altındadır. Sonuç olarak, eğer sigara içiyorsanız veya evinizde veya işyerinizde kimyasal maddelere maruz kalıyorsanız, akciğer kanserinin taranması konusunda öğütlerini almak için doktorunuza başvurunuz. Ancak hastalığın belirtilerini gözlemekten daha önemli olan bir şey, potansiyel karsinojenlere (kansere neden olan maddelere) maruz kalmanızı azaltacak her şeyi denemektir. Sigarayı bırakmak böylesi stratejilerden biridir.

    Diğer kanserler yaşama oranı belirgin bir şekilde artacak kadar erken teşhis edilebilir. Aşağıda belirtilen kanser tarama testleri, Amerikan Kanser Derneği tarafından önerilen kanser önleme programının bir parçasıdır.

    Meme Kanseri Uyarıcı Belirtiler:

    Memede herhangi bir sertlik veya kitle, veya meme uçlarından gelen akıntı veya kan.

    Kanser Riski Faktörleri:

    Meme kanseri genellikle elli yaşın üzerinde olan kadınlarda; hiç çocuğu olmamış kadınlarda, ilk çocuklarını otuz yaşından sonra doğuran kadınlarda, hiç emzirmemiş olan kadınlarda, ideal ağırlıklarının yüzde 40 üzerinde olan kadınlar ile cinsel olgunluğa gecikmiş olarak gelen veya gecikmiş menapozu olan kadınlarda ve ailesinde (anne veya kızkardeşlerde) menapoz öncesi meme kanseri olayı olan kadınlarda ortaya çıkar.

    Check-up Kuralları:

    Her kadın ayda bir defa göğüslerini dikkatlice muayene etmelidir. Buna ek olarak yirmi ile kırk yaş arasında olan kadınların her üç yılda bir göğüslerini bir hekime muayene ettirmesi gerekir. Kırk yaşın üzerinde olan kadınların bu muayeneyi her yıl yaptırması gerekir.

    Eğer kırk yaşın altındaysanız, ailenin geçmişinde göğüs kanseri yoksa yüksek risk gruplarından birine girmiyorsunuz demektir ve mamografinin alınmasına gerek duyulmayabilir. Eğer kırk ile kırkdokuz yaşlan arasında iseniz, herhangi bir belirti veya kitle yoksa ve ailenizde göğüs kanseri geçiren biri yoksa yalnızca basit bir mammogram yaptırın. Elli yaşından sonra mammogramı her yıl yaptırın. Eğer ailenizde göğüs kanseri varsa, yaşınıza aldırmaksızın her yıl bir mammogram yaptırın. .

    Kolorektal (Kalın Bağırsak ve Rektum) Kanser

    Uyarıcı Belirtilen Herhangi bir rektal (makattan gelen) kanama veya dışkılama alışkanlıklarında uzun dönemli değişiklik. Kanser Riski Faktörleri: Aile üyelerinden birinde geçmişte kolorektal polip (iyi huylu tü-moral oluşum) veya kolorektal kanser veya kronik ülserleşmiş kolit olması.

    Check-up Kuralları:

    Kırk yaşın üzerinde olan kadın ve erkeklerin her yıl dijital (parmakla) rektal muayeneden geçmesi gerekir. Bundan öte elli yaşın üzerinde olan erkek ve kadınların en azından iki yılda bir sigmoidoskopik muayeneden geçmesi (sigmoidoskop ile kolon içinin muayenesi) ve her yıl kan bulunup, bulunmadığının kontrolü için feces (dışkı) testini yaptırması gerekir.

    Akciğer Kanseri

    Uyarıcı işaretlen Rahatsız eden bir öksürük, öksürürken kan gelmesi ve akciğer iltihabı veya bronşit nöbetleri; göğüste ağrı.

    Kanser Riski Faktörleri: Çok sigara içmek ve özellikle astbest olmak üzere çevre kirletici maddelere maruz kalmak. Check-up Kuralları: Kırk yaşın üzerinde olan herkesin bir göğüs röntgeni çektirmesi gerekir. Bunu takip eden göğüs röntgenleri doktorunuzun kişisel kararına göre yapılacaktır.

    Servikal (Rahim Boynu) Kanser

    Uyarıcı Belirtiler: Anormal vajinal kanama. Kanser Riski Faktörleri: Genital (Cinsel) bölgelerde kabarcıklar oluşturan deri iltihaplan veya genital siğil enfeksiyonları-, ergenlik çağına geldikten kısa bir süre sonra cinsel ilişkiye girme veya çok fazla cinsel ilişki partnerinin olması.

    Check-up Kuralları:

    Onsekiz yaşına gelen kadınların veya seksüel olarak aktif olanların her yıl Pap testi yaptırması ve pelvik muayeneden geçmesi gerekir. Birbirini takip eden üç veya daha fazla normal sonuç veren yıllık muayenenin ardından doktorunuz Pap testinin daha az aralıklarla yapılmasına karar verebilir.

    Kanser Riski faktörleri: Elli yaşın üzerinde olan erkeklerde-, çok fazla sigara içenlerde, geçmişte kronik idrar yolu enfeksiyonlarından rahatsız olanlarda daha fazla görülür.

    Check-up Kuralları: Komple fiziki muayeneniz sırasında yapılan rutin idrar tahlilleri idrarınızda kan olup olmadığını (hemıtüri) gösterecektir. Eğer hematüri bulunursa, doktorunuz anormal bir doku da bulursa, biyopsi de dahil olmak üzere sistoskopik bir muayene yapabilir. Doktorunuz bir böbrek filmi de isteyebilir. .

    Check-up Kuralları: Eğer iyileşmeyen bir yara varsa doktorunuza veya diş hekiminize başvurun.

    Prostat Kanseri

    Uyarıcı Belirtilen idrara çıkmada zorluk; sırtın alt kısmında sürekli bir ağrı, pelvis veya kasıkların üst kısmında sürekli ağri; idrarda kan. Kanser Riski Faktörleri-. Yetmiş yaşın üzerinde olan erkeklerde daha fazla görülür.

    Check-up Kuralları: Eğer kırk yaşın üzerinde iseniz, periyodik tıbbi muayeneniz sırasında bir dijital (parmakla) rektal muayeneden de geçmeniz gerekir.

Kaynak: Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu

Dr. Hikmet Özvar
Copyright © Dr. Hikmet Özvar, 2005 - 2011